YENİ Parti, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36'ncı Hukuk Dairesi'nin 21 Mayıs tarihli kararıyla CHP'nin 2023 Kurultayı'nı mutlak butlan gerekçesiyle iptal etmesi ve önceki Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nu görevine döndürmesi üzerine bir hukuki süreç başlatıyor. Parti kurmayları, bu karardan kaynaklanan hak ihlallerini Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) taşımaya hazırlandıklarını bildirdi. Konu, salı günü gerçekleştirilen MYK toplantısında görüşülerek hukuki süreçler hakkında bilgilendirme yapıldı.

AİHM başvurusu için Yargıtay kararı beklenmeyecek

Mutlak butlan kararına karşı yapılan temyiz başvurusu 17 Temmuz'da Yargıtay'a iletilmiş ve Yargıtay 3'üncü Hukuk Dairesi kararı 26 Temmuz'da ön incelemeye almıştı. Ancak YENİ Parti kurmayları, AİHM başvurusu için Yargıtay'dan çıkacak kararı beklemeyeceklerini ifade etti. Kararın, bir siyasi partinin iç işleyişini düzenleyen ve bir çeşit kapatma kararına benzer nitelik taşıyan bir uygulama olduğunu savunan parti yetkilileri, bu durumun Anayasa ile tanımlanmış siyasi partilere yönelik bir hak ihlali olduğunu ileri sürdü.

Başvurunun temel gerekçelerinden birinin hukuki olmaktan ziyade siyasi olduğu belirtilirken, kararın Türkiye'deki tüm siyasi partileri etkileyebilecek bir boyutta olduğu vurgulandı. Parti temsilcileri, mevcut durumun bir erken seçim yaşanması halinde YENİ Parti'nin seçime girememesi gibi sonuçlar doğurabileceğini ve bunun da bir hak ihlali teşkil edeceğini dile getirdi. AİHM'in iç hukuk yollarının tüketilmesi konusundaki farklı görüşleri olduğunu belirten kurmaylar, bu kapsamda başvurularını yapacaklarını ifade etti.

Karar demokrasiye yönelik bir müdahale olarak nitelendirildi

Kararın partiyi geri kazanma çabası olarak eleştirilmesine yanıt veren YENİ Parti kurmayları, bu kararın Türkiye demokrasisine vurulan bir darbe olduğunu savundu. Kararın teknik ve siyasi açıdan parti kapatma kararlarından bir farkı olmadığını belirten yetkililer, mahkemelerin siyasi partilerin yönetimini değiştirecek bir yetkisinin bulunmadığını, bu yetkinin Anayasa ile sadece Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na tanınmış olduğunu ifade etti.

Yapılan başvurunun sadece CHP için değil, Türkiye demokrasisi için bir hak arama süreci olduğu kaydedildi. Seçmenin iradesini korumak amacıyla hareket edildiği belirtilirken, bu adımın bugün CHP'ye, yarın ise başka bir partiye yapılabilecek bir müdahaleye karşı duruş sergilemek olduğu vurgulandı.