Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen görüşmelerin ardından, Türkiye ile Özbekistan arasında ekonomik bağları kuvvetlendirecek bir dizi anlaşmaya imza atıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev arasındaki temaslar kapsamında; ticaretin geliştirilmesi, gümrük işlemlerinde bilgi paylaşımı, sosyal güvenlik alanında iş birliği ve iş dünyasının desteklenmesine yönelik adımlar kararlaştırıldı.

İmzalanan protokoller aracılığıyla karşılıklı pazar erişim imkanlarının artırılması, ticaret süreçlerinin hızlandırılması ve iş dünyası için yeni kurumsal iş birliği mekanizmalarının oluşturulması hedefleniyor. Sosyal güvenlik alanındaki düzenlemelerin ise her iki ülke vatandaşlarının sosyal haklarının korunmasına yönelik iş birliğini güçlendirmesi öngörülüyor.

Ticaret hacminde 10 milyar dolar hedefi

İki ülke arasındaki ticaret hacminin ilk aşamada 5 milyar dolara, orta vadede ise 10 milyar dolara çıkarılması hedefleniyor. Geçen yıl 3,1 milyar dolar olarak gerçekleşen ticaret hacminin bu seviyelere ulaştırılması için sanayi, enerji, ulaştırma, lojistik, tarım ve tekstil başta olmak üzere çeşitli sektörlerde karşılıklı yatırımların ve ortak projelerin geliştirilmesi planlanıyor.

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, Türkiye'nin Özbekistan'a ihracatı ocak-eylül döneminde 1 milyar 107,5 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. Bu dönemde en yüksek ihracat 309,4 milyon dolarla kimyevi maddeler ve mamulleri sektöründe yapılırken; hazır giyim, konfeksiyon ve hububat sektörleri de ihracattaki artışlarıyla dikkat çekti.

Özbekistan'daki Türk yatırımları ve sektörler

Özbekistan'daki Türk yatırımlarının toplam büyüklüğü 8 milyar doları aşmış durumda. Türkiye, 2024 ve 2025 yıllarında Özbekistan'a en fazla yatırım yapan üçüncü ülke konumunda yer alıyor. Ülkede 2 bin 200'ü aşkın Türk sermayeli şirket faaliyet gösterirken, Türk müteahhitlerin toplam değeri 9,5 milyar doları aşan 333 proje üstlendiği belirtiliyor.

İş Dünyasının Desteklenmesine Dair Yüksek Düzeyli Konseyin kurulmasıyla, ortak ticaret ve yatırım projelerinin desteklenmesi amaçlanıyor. Enerji, sanayi, altyapı ve teknoloji alanlarında iş birliğinin geliştirilmesinin yanı sıra, serbest ve özel ekonomik bölgelerde ortak yatırımların artırılması hedefleniyor.

Ekonomik yapıların tamamlayıcılığı

DEİK Türkiye-Özbekistan İş Konseyi Başkanı Özgür Onur Özgüven, Türkiye ve Özbekistan ekonomilerinin birbirini tamamlayan bir yapıya sahip olduğunu ifade etti. Özgüven, ikili ticaret hacminin 2016 yılındaki 1,3 milyar dolar seviyesinden 2025 yılında 3,1 milyar dolara yükseldiğini belirterek, son on yılda ticaretin iki katın üzerine çıktığını kaydetti.

Türkiye'nin müteahhitlik, sanayi, tekstil, makine, gıda işleme ve hizmet sektörlerindeki deneyimiyle öne çıktığı; Özbekistan'ın ise genç nüfusu, doğal kaynakları ve Orta Asya'nın merkezindeki stratejik konumuyla fırsatlar sunduğu vurgulandı. Bu tamamlayıcı yapının ortak üretim ve yatırım projeleri için güçlü bir zemin oluşturduğu ifade edildi.

Orta Koridor ve yeni fırsatlar

Orta Koridor'un öneminin artmasıyla birlikte lojistik merkezler ve akıllı ulaşım sistemleri alanlarında yeni fırsatların doğduğu belirtiliyor. Özbekistan'ın 2030 Stratejisi doğrultusunda; yenilenebilir enerji, altyapı modernizasyonu, dijitalleşme ve sanayi üretimi alanlarında büyük ölçekli yatırımların beklendiği kaydedildi.

Özbekistan'ın yabancı yatırımları çekmek ve bürokratik engelleri azaltmak amacıyla hayata geçirdiği reformların, Türk şirketleri için cazip pazar ve ortaklık imkanları sunduğuna işaret edildi. Özbekistan'ın, gelişen yatırım ortamıyla Orta Asya'daki stratejik üretim ve ticaret merkezlerinden biri olma konumunu güçlendirdiği dile getirildi.

Türk Devletleri Teşkilatı ve finansman

Özbekistan'ın Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) üyesi ülkeler arasındaki en büyük ticaret ortaklarından biri olduğu ve 2025 yılında TDT ülkeleriyle olan dış ticaret hacminin 10,8 milyar dolara ulaştığı belirtildi. Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev'in, teşkilat çatısı altındaki iş birliğinin somut projelerle ileriye taşınması için sanayi iş birliğinin geliştirilmesini savunduğu aktarıldı.

Ekonomik entegrasyonun güçlendirilmesi için finansmana erişimin kolaylaştırılmasının önemi vurgulanırken, Türk Yatırım Fonu'nun etkin biçimde kullanılması gerektiği ifade edildi. Fon kaynaklarının özellikle yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, altyapı, lojistik, sanayi üretimi, tarım ve turizm gibi stratejik alanlara yönlendirilmesi bekleniyor.