HDI Sigorta ve Veri Enstitüsü iş birliğiyle hazırlanan “Türkiye’de Sigorta Okuryazarlığı Araştırması”, sigortalılık oranları ve tüketici beklentilerine dair veriler sundu. Türkiye’de mevcut durumda yüzde 2.62 olan sigortalılık oranının 2030 yılına kadar yüzde 4.7 seviyesine çıkarılması hedeflenirken, sigortalı sayısının artırılması ve koruma açığının azaltılması kritik bir önem taşıyor.

Araştırmada, bireylerin beklenmedik durumlara karşı kendilerini veya hanelerini güvence altına almak için yaptıkları tercihler incelendi. Yanıt verenlerin yüzde 46'sı “nakit veya banka birikimi” yöntemini ilk sırada tercih ederken, bu oran sigortalılar arasında yüzde 52 olarak kaydedildi. “Sigorta yaptırma” seçeneği ise genel toplamda yüzde 21, sigortalılar arasında ise yüzde 26 ile üçüncü sırada yer aldı.

Sigortaya erişimde fiyat ve anlaşılırlık ön planda

Sigortasız bireylerin bu hizmeti tercih etmemelerinin temel nedenleri arasında yüzde 44 ile “bütçe yetersizliği” ve yüzde 43 ile “fiyatın yüksek bulunması” ilk sıralarda görülüyor. Kişisel veya inanç nedenleriyle sigortayı tercih etmeyenlerin oranı ise yüzde 9 olarak belirlendi.

Sigorta hizmetine olumlu yaklaşanlar için öncelikli beklentiler arasında yüzde 60 ile “makul ve uygun fiyat” ilk sırada yer alırken, yüzde 50 ile “poliçenin açık ve anlaşılır olması” ikinci sırada bulundu. Araştırma sonuçları, sigorta ürününü anlamadığı için almayı erteleyenlerin oranının genel toplamda yüzde 61, sigortalılar arasında ise yüzde 55 olduğunu gösteriyor.

Güvence arayışı ve sektör değerlendirmeleri

Araştırma sonuçlarını yorumlayan HDI Sigorta Üst Yöneticisi Firuzan İşcan, sadeleşme vurgusu yaparken; Veri Enstitüsü Başkanı Bekir Ağırdır, belirsizliklere karşı güvence arayışının arttığına dikkat çekerek Türkiye'de “güvence adaleti” ihtiyacı olduğunu belirtti.

HDI Sigorta'nın ilk dokuz aylık performansına değinen Firuzan İşcan, prim üretimlerindeki artışın yüzde 14.4 ile genel ortalamanın altında kaldığını ifade etti. Geçen yıl oto branşlarında hızlı büyüme yaşandığını ancak bu yıl daha temkinli hareket ettiklerini belirten İşcan, oto branşındaki prim gelişiminin enflasyonun altında kaldığını ve özsermaye yeterliliğini üç yılda yüzde 88'den yüzde 133.1'e yükselttiklerini aktardı.