Annesi Güllü'nün ölümüyle ilgili davada 'üst soya karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan Tuğyan Ülkem Gülter, hemşire olarak çalıştığı döneme ilişkin iddialara yanıt verdi. Gülter'in eski nişanlısı Kervan Eminoğlu tarafından yapılan suç duyurusunda; yoğun bakımda halay çekildiği, hastalara uyumaları için iğne yapıldığı, ölüm saatlerinin geç kaydedildiği ve temizlik görevlilerine kalp masajı yapmanın öğretildiği öne sürülmüştü. Yalova İl Sağlık Müdürlüğü'nün konuya ilişkin incelemesi devam ediyor.
İddialara karşı açıklamalar
Cezaevinden avukatı aracılığıyla açıklama yapan Gülter, halay çekilen görüntülerin hastaların bulunmadığı bir alanda çekildiğini belirtti. Videoların yaklaşık iki yıl öncesine ait olduğunu ifade eden Gülter, görüntülerin iCloud hesabı üzerinden alındığını öne sürerek, 'Mevcut videoları iCloud'umdan Kervan almış fakat bu videoların neredeyse 2 yılı var. Şimdi mi aklına gelmiş vermek? Kuyruk acısı var.' ifadelerini kullandı.
Ölüm saatlerinin değiştirilmesi iddiasına değinen Gülter, gece vardiyalarında bir sorumlunun her saat kontrol yaptığını ve hemşirelerin ölüm raporlarını yazma yetkisinin bulunmadığını savundu. 'Üzülyorum onun adına. Ölüm saatlerini değiştirmem mümkün değil. Gece her nöbette süpervizör bizi her saat takip eder ve ex raporlarını biz hemşirelerin yazma yetkisi yok.' dedi.
Hastalara uyumaları için iğne yapıldığı iddiasını ise ilaç dolaplarının kilitli olması üzerinden yanıtlayan Gülter, kırmızı ve yeşil dolapların anahtarlarının yalnızca gece şeflerinde bulunduğunu söyledi. 'Geceleri uyumayan hastalara iğne yapmamız mümkün değil. Kırmızı ve yeşil dolabımız kilitli olur ve sadece gece şeflerimizde anahtar olur. Bizler bir ampul ilaç kırılsa kırık şişenin bile hesabını deftere yapıştırırız.' şeklinde konuştu.
Mesleki uygulamalar ve inceleme süreci
Bilinçli hastalara zaman zaman müzik açtıklarını belirten Gülter, bu durumun hastaları mutlu ettiğini dile getirdi. Hastalara yönelik bakım süreçlerine de değinen Gülter, yoğun bakımdaki hastalara tülbent ve tespih götürdüğünü, yaşlı erkek hastaları gönüllü olarak tıraş ettiğini ve kadın hastaların saçlarını mutlu olmaları için ördüğünü ifade ederek, 'Arkadaşlarım şahit.' dedi.
Başlatılan incelemeden memnuniyet duyduğunu belirten Gülter, kendisinin ve çalıştığı özel kurumun zan altında kalmayacağını savundu. Açıklamasını, 'İçim ve kalbim çok rahat. Bunları yaparak bir de mesleğimi asla lekeleyemezler.' sözleriyle tamamladı.



