Kandıra 1 No’lu F Tipi Cezaevi’nde 34 yıldır tutuklu bulunan Sevgi Saymaz'ın yakınları ve siyasetçiler, cezaevi önünde bir basın açıklaması düzenledi. 1992 yılından bu yana tutuklu olan Saymaz'ın 30 yıllık infaz süresini doldurmasına rağmen, idare tarafından verilen disiplin cezaları gerekçe gösterilerek tahliye edilmediği belirtildi. Yapılan açıklamada, içeride benzer durumda olan pek çok arkadaşın bulunduğu ifade edilerek, disiplinsizlik suçu altında suçların artırıldığı ve bu mağduriyetin bir an önce giderilmesi gerektiği dile getirildi.

Siyasetçilerden 'düşman hukuku' eleştirisi

Açıklamaya katılan SOL Parti MYK üyesi Alper Taş, iktidarın düşman hukuku uyguladığını ileri sürerek, herkesin içeri atıldığını ve kendilerinden yana olmayanın dışarı çıkarıldığını savundu. Taş, dışarıda ve içeride adaletsizlik olduğunu belirterek, “Bizim mücadelemiz Sevgi Saymaz'ın adı altında bir özgürlük ve insan hakları mücadelesi.” dedi. Ayrıca Taş, 2011'den beri cezaevinde bulunan ve yine disiplinsizlik gerekçesiyle tahliyesi engellenen Sevcan Göktaş'ın durumunu da gündeme taşıyarak, Göktaş'ın 2020'de biten 9 yıllık hükmüne rağmen 2026'da hâlâ hapishanede olduğunu ifade etti.

İnfaz sistemine yönelik tepkiler

EMEP Milletvekili İskender Bayhan ise Türkiye'deki infaz sisteminin cezaevlerini birer hapishane içine dönüştürdüğünü savunarak, Sevgi Saymaz gibi isimlerin yaşadıklarını protesto ettiklerini söyledi. Türkiye'deki cezaevlerinin kapasitesinin iki katı dolulukta olduğunu belirten Bayhan, “Biz sadece Sevgi Saymaz’ın özgürlüğünün değil içeride haksız yere tutulan mahkûmların da sesi soluğuyuz.” ifadelerini kullandı. Bayhan, mevcut uygulamaların tarihe zalim olarak geçeceğini iddia etti.

Artvin 78'liler Derneği'nden açıklama

Artvin’in Şavşat ilçesinden olan Sevgi Saymaz için Artvin 78’liler Derneği de bir açıklama yayımladı. Derneğin lokalinde yapılan açıklamada, Saymaz'ın 36 yıl ceza aldığı ve 1992'den beri hapiste olan en uzun süreli kişi olduğu kaydedildi. Hak ederek tahliye tarihinin 2028 olması gerekirken, asliye ceza mahkemelerinden verilen 10 yıllık hükmün eklenmesiyle bu tarihin 2038'e çıktığı belirtildi. Dernek, sürmekte olan davalarla bu sürenin daha da uzayabileceğine dikkat çekerek, mevzuattaki haksızlıkların düzeltilmesini talep etti.