İstanbul İl Spor Güvenlik Kurulu, Fenerbahçe futbol takımının maçlarını oynadığı Kadıköy'deki Chobani Stadı çevresinde yeni bir tedbir kararı aldı. Karar kapsamında, müsabaka günlerinde maçın başlangıç saatinden bitişine kadar çevredeki tekel bayileri, marketler ve büfelerin alkollü içki satışı yasaklandı.
Alınan bu karar, idare hukuku kapsamında yetki tartışmalarını gündeme taşıdı. İdare hukuku alanında çalışan avukat Hande Özgen, söz konusu idari işlemin yetki unsuru bakımından sakat olduğunu belirterek, özellikle tekel işletmecilerinin bu karara karşı iptal davası açması gerektiğini ifade etti.
Yetki sınırları ve federasyonun rolü
Spor müsabakalarında seyir ve antrenman alanlarına alkollü içecek sokulması, kullanılması ve satılmasına dair usul ve esasların federasyonlar tarafından belirlendiğini hatırlatan Özgen, mevcut düzenlemelerin stadyum içindeki alkol uygulamalarında federasyonun yetkili olduğunu gösterdiğini belirtti.
Stadyum çevresindeki satışlar konusunda ise Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanunun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik hükümlerine dikkat çeken Özgen, kurulun yetkisinin sınırlı olduğunu savundu. Özgen'e göre kurulun yetkisi, spor alanı çevresindeki seyyar alkol satışlarını önleyecek zabıta sayısının belirlenmesiyle sınırlı olup, sabit ve ruhsatlı işletmelerin ticari faaliyetlerini doğrudan yasaklama veya kısıtlama yetkisini içermiyor.
Yetki tecavüzü iddiaları
İstanbul İl Spor Güvenlik Kurulu tarafından işletmelere gönderilen kısıtlama kararının bir yetki aşımı olduğunu öne süren Özgen, kurulun yetkisinin sadece seyyar satışlara yönelik zabıta görevlisi sayısını belirlemekle sınırlı olduğunun açık olduğunu dile getirdi.
Kararın, belediyelere tanınan “spor alanı çevresinde alkollü içeceklerin satışını, tüketimini ve dağıtılmasını engelleme” yetkisini gasp ettiğini belirten Özgen, İl Spor Güvenlik Kurulu'nun Valilik bünyesinde bir kurul, belediyelerin ise merkezi idareden ayrı kamu tüzel kişilikleri olduğunu vurguladı.
Kurulun belediyeye ait bir yetkiyi kullanmasının idare hukuku bağlamında bir yetki tecavüzü olarak kabul edilmesi gerektiğini ifade eden Özgen, farklı kamu tüzel kişiliklerinin yetki alanına giren konularda işlem yapılmasının idari işlemi yetki yönünden sakatladığını tespit etti. Özgen, kurulun belediyenin yetki alanına girerek, belediyelerin getirmediği yasakları sabit ve ruhsatlı işletmeler için getirdiğini söyledi.



