İstanbul Modern'in 2023'te ziyaretçilerini karşılamaya başlayan yeni binası, Renzo Piano Building Workshop tarafından tasarlandı. Müze, ilk açıldığı Karaköy kıyısındaki konumunu korurken sergi ve kamusal kullanım alanlarını yeniden düzenledi.
Boğaz'ın ışığıyla ilişki
Müzenin açıklamasına göre tasarımda Boğaz'ın suyu ve ışık yansımaları belirleyici oldu. Yaklaşık 10.500 metrekarelik yapı, koleksiyon sergilerinin yanında geçici sergiler, eğitim programları ve film gösterimleri için de alan sağladı.
Açılış dönemindeki Renzo Piano: Genius Loci sergisi, binanın tasarım ve inşa sürecini ayrıca ele aldı. Yapının hikâyesi böylece müzedeki sanat programına da katıldı. Sergi ve ziyaret saatleri zamanla değişebileceğinden, bu yazı açılış döneminin mimari çerçevesine odaklanıyor.
Müze deneyimi sergi salonuyla sınırlı değil
Eğitim, sinema ve koleksiyon alanlarının aynı yapıda bulunması, müzeyi farklı sürelerde ve farklı amaçlarla kullanılabilen bir kamusal mekân haline getiriyor. Kıyıdaki konum ise ziyaretin kentle kurduğu ilişkiyi belirginleştiriyor. Mimariyi değerlendirmek için yalnız cephenin görünüşüne değil, programların nasıl bir araya geldiğine de bakmak gerekiyor. Bu yönüyle yeni yapı, bir sanat koleksiyonunu barındırmanın yanında sergi, öğrenme ve kent deneyimini birleştiren bir çerçeve sunuyor.



