İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın kaçırılması ve işkenceye maruz bırakılması olayına ilişkin soruşturmayı tamamladı. Hazırlanan iddianamede, 17 Haziran 2026 tarihinde Maltepe'deki evinin önünden kaçırılan Karaal'ın, kendilerini polis olarak tanıtan kişiler tarafından zorla araca bindirildiği, birden fazla araçla farklı adreslere götürüldüğü ve silah zoruyla alıkonulduğu belirtildi.

Takip ve kaçırılma süreci

İddianamedeki tespitlere göre şüphelilerin, kaçırma olayından önce Karaal'ın günlük hareketlerini takip ettiği belirlendi. Şüpheli Serdar Ulusoğlu'nun, Sadık İnce ile birlikte Karaal'a ait araca GPS cihazı yerleştirdiği, aracın fotoğraflarını çektiği ve konum bilgilerinden yararlanarak müştekinin hareketlerini izlediği kaydedildi.

17 Haziran 2026 günü saat 19.45 sıralarında, Maltepe Feyzullah Mahallesi'ne gelen bir araçtan 5 erkek şüphelinin indiği ve Karaal'ın önünün kesildiği ifade edildi. Kendilerini polis olarak tanıtan şüphelilerin, Karaal'a fiziki şiddet uygulayarak onu zorla araca bindirdiği, araç içerisinde çevreyi görmesinin engellendiği ve birden fazla araçla nakledildiği belirtildi.

İşkence ve altın talebi iddiaları

Karaal'ın ifadesine göre şüpheliler, kendisini Avrasya Tüneli üzerinden geçirerek sarnıca benzer bir mahzene götürdü. Burada gözlüğü, cüzdanı ve telefonu alınan Karaal'ın, sayıları 7-8 kişiyi bulan şüphelilerce darbedildiği aktarıldı. Şüphelilerin, Karaal'ı belediyenin eski yöneticilerinden Serdal Taşkın ve Ekrem İmamoğlu'nun kasası olmakla suçladıkları; belediyeye ait olduğu ileri sürülen 300-500 kilogram altının yerini söylemesi için baskı yaptıkları iddia edildi.

İddianamede, Karaal'ın çocukları için biriktirdiği 2-3 milyon lira nakit parayı vermeyi teklif etmesine rağmen şüphelilerin bu teklifi kabul etmediği ve darp eylemine devam ettiği yer aldı. Şüphelilerin Karaal'ı daha sonra bir araç bagajına koyarak prefabrik yapıya benzer başka bir adrese götürdüğü, burada demir çubuklarla darbettikleri ve tırnaklarını çektikleri yönündeki beyanlara yer verildi.

Kurtarılma ve yakalanma

18 Haziran 2026 tarihinde Tuzla Orhanlı Mahallesi'ndeki bir şantiye alanında bulunan prefabrik konteynerde bir kişinin bağlı olduğu ihbarı üzerine polis ekipleri adrese gitti. Ekipler, elleri, kolları ve gözleri bağlı halde yerde yatan Erhan Karaal'ı buldu. Karaal'ın başında silahlı şekilde nöbet tuttuğu belirtilen İsmail Aykurt, tabancasıyla birlikte suçüstü yakalandı.

Soruşturma kapsamında Karaal'ın son bulunduğu yere getirilmesinde kullanılan kiralık aracın Burak Arı tarafından kiralandığı tespit edildi. Deliller arasında güvenlik kamerası görüntüleri, araç ve plaka tespiti, telefon incelemeleri ile HTS kayıtlarının bulunduğu bildirildi.

Şüpheliler hakkında istenen cezalar

İddianamede, 24 şüphelinin eylemlerinde iş bölümü içerisinde hareket ettikleri belirtilerek her biri için ayrı cezalar talep edildi. Sanıklar hakkında; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 4 yıldan 14 yıla kadar, eziyet etme suçundan 2 yıldan 5 yıla, özel hayatın gizliliğini ihlalden 1 yıldan 3 yıla ve geceleyin yağma suçundan 10 yıldan 15 yıla kadar olmak üzere toplamda 17 yıldan 37 yıla kadar hapis cezası istendi.

Ayrıca, İsmail Aykurt için 6136 sayılı ateşli silahlar kanununa muhalefetten 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Şüphelilerden Abdulkadir Baykara ise ifadesinde, kendisine silah doğrultularak tehdit edildiğini ve bu nedenle aracı kullanmak zorunda kaldığını savundu.