Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Londra'da gerçekleştirilen WTM Londra Turizm Fuarı kapsamında Türkiye'nin turizm vizyonuna dair açıklamalarda bulundu. Ersoy, fuarda Türkiye'nin 2027 sezonunda Formula 1'e yeniden ev sahipliği yapacağını duyururken, turizmde ürün ve pazar çeşitliliğini artırmaya yönelik yürütülen çalışmaları değerlendirdi.

Türkiye'nin fuardaki varlığına değinen Ersoy, 909 metrekarelik ana stant, 255 metrekarelik destinasyon alanı ve 50 metrekarelik spor turizmi alanı ile yer aldıklarını belirtti. Türkiye'nin 78 alt katılımcıyla temsil edildiği stantta; Kapadokya'dan gastronomiye, spor turizminden kültürel mirasa kadar pek çok farklı alanın tanıtıldığı ifade edildi.

Turizm stratejisinde ürün çeşitliliği

Türkiye'nin 2018 yılından itibaren turizm stratejisinde değişikliğe gittiğini kaydeden Ersoy, deniz, kum ve güneş odaklı anlayışın yerini daha geniş bir ürün çeşitliliğine bıraktığını söyledi. Ersoy, 'Şimdi 60'tan fazla ürünle biz pazara çıkmış durumdayız.' diyerek GoTürkiye üzerinden yürütülen tanıtım faaliyetlerine dikkat çekti.

Tanıtım kampanyalarının hem destinasyon hem de ürün odaklı hazırlandığını belirten Bakan, gastronominin stratejinin önemli bir parçası olduğunu vurguladı. Michelin Rehberi'nin Türkiye'ye gelmesinin ve şehirlerin özgün lezzetlerinin öne çıkarılmasının katkı sağladığını belirten Ersoy, Kültür Yolu Festivalleri kapsamında yöresel reçetelerin menülere kazandırıldığını ve 'Lezzet Noktaları' oluşturulduğunu aktardı.

Etkinlik turizminin önemine değinen Ersoy, Formula 1'in 2027'deki dönüşünün yanı sıra uluslararası futbol organizasyonları, konserler ve büyük ölçekli etkinliklerin ziyaretçi hareketliliğini artıracağını ifade etti. Ayrıca Türkiye'nin uluslararası zirvelere ev sahipliği yapma kapasitesine vurgu yaparak, NATO organizasyonu ve Antalya'da düzenlenecek COP31'i önemli etkinlikler arasında saydı.

Kongre ve toplantı turizmi hedefleri

Kongre ve toplantı turizmine yönelik yeni adımları açıklayan Ersoy, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) bünyesinde toplantı, teşvik seyahati, kongre ve fuar organizasyonlarını kapsayan bir MICE birimi oluşturduklarını bildirdi. Türkiye'nin yalnızca devletler arası kongrelere değil, uluslararası şirketlerin büyük organizasyonlarına da talip olacağını belirtti.

Lütfi Kırdar Kongre Merkezi'nin Kültür ve Turizm Bakanlığına devredildiğini ifade eden Ersoy, COP31 alanının da etkinlik sonrasındaki birkaç ay içinde Bakanlığa devredilmesinin planlandığını söyledi. Bu alanlar aracılığıyla uluslararası organizasyonların Türkiye'ye kazandırılması için çalışılacağı aktarıldı.

Turizm gelirlerinde rekor seviye

Turizm gelirlerine ilişkin verileri paylaşan Ersoy, üçüncü çeyrekte toparlanma beklentilerinin gerçekleştiğini bildirdi. Türkiye'nin üçüncü çeyrek turizm gelirinin yüzde 5 artışla 25 milyar 526 milyon dolara ulaşarak bugüne kadarki en yüksek çeyreklik gelir olduğunu vurguladı. İlk dokuz aylık turizm gelirinin ise yüzde 2,4 artışla 51 milyar 278 milyon dolara yükseldiği ve bu dönemde 49 milyon 132 bin ziyaretçinin ağırlandığı kaydedildi.

İngiltere'nin Rusya ve Almanya'nın ardından Türkiye'nin üçüncü büyük kaynak pazarı olduğunu belirten Ersoy, Birleşik Krallık pazarındaki güçlü performansın sürmesini beklediklerini söyledi. İngiliz ziyaretçilerin düşük sezon ve kış döneminde de Türkiye'yi tercih etmesinin, turizmin yıl geneline yayılması açısından önem taşıdığı ifade edildi.

Ulaşım maliyetleri ve uzak pazarlar

Bölgedeki savaşların enerji ve ulaşım maliyetleri üzerindeki etkisine değinen Ersoy, havacılık sektöründeki yakıt fiyatı anlaşmaları nedeniyle maliyet artışlarının bilet fiyatlarına henüz tamamen yansımadığını anlattı. Ancak 2027'de yükselen petrol fiyatlarının uçak biletlerine daha belirgin yansımasını beklediklerini ve üç saat üzerindeki uçuşlarda bilet başına ortalama 100 dolarlık ek yük oluşabileceğini öngördüklerini belirtti.

Kaynak pazar çeşitliliğinin önemine dikkat çeken Ersoy; ABD, Kanada ve Çin gibi uzak pazarlara yönelik çalışmaların sürdüğünü söyledi. Çin'de uçuş kapasitesinin 21'den 49'a çıkarılmasına ilişkin kararın ardından ek uçuşların eylül itibarıyla devreye girmeye başladığını ve Türk Hava Yolları ile yakın çalışıldığını ifade etti.

Kültür varlıklarının iadesi ve deprem bölgesi

Yurt dışına kaçırılan eserlerin iadesi konusunda ABD dahil 14 ülkeyle ikili protokol imzalandığını belirten Ersoy, bu iş birlikleri sayesinde iade süreçlerinin hızlandığını söyledi. ABD'den Türkiye'ye iade edilen 100 kültür varlığının İstanbul Arkeoloji Müzelerinde sergilendiğini bildiren Ersoy, 'Kaçak mal, ayıplı mal olarak kabul edilmesi lazım.' dedi.

Deprem bölgesindeki turizm çalışmalarına da değinen Bakan, bölgenin öncelikleri arasında yer almaya devam edeceğini belirtti. Şehirlerin yeniden ayağa kaldırılmasının yanı sıra ticaretin ve ekonominin canlandırılmasında turizmin katkı sunacağını ifade eden Ersoy, üzerlerine düşeni büyük bir fedakarlıkla yapacaklarını söyledi.