Dünya Sağlık Örgütü'nün 2025 sosyal bağlantı değerlendirmesi, dünyada yaklaşık her altı kişiden birinin yalnızlık yaşadığını bildirdi. Konu, halk sağlığının yanı sıra insanların gündelik ilişkileri ve topluma katılımıyla bağlantılı olarak ele alındı.
Yalnızlık ile sosyal izolasyon aynı değil
Yalnızlık, kişinin istediği ve yaşadığı sosyal ilişkiler arasındaki farkla ilgili öznel bir deneyim. Sosyal izolasyon ise ilişki ve etkileşimlerin nesnel olarak sınırlı olmasını anlatıyor. Kalabalık içinde yalnız hissetmek bu ayrımı görünür kılabiliyor.
Küresel oran, tek tek kişilere tanı koymak için kullanılamaz. Değerlendirme, insanların ilişki kurabildiği erişilebilir ortamların ve topluluk bağlarının önemine dikkat çekiyor.
İlişkilerin sayısı kadar niteliği de önemli
DSÖ sosyal bağlantıyı üç boyutta ele alıyor: ilişkilerin yapısı, sağladığı destek ve niteliği. Dolayısıyla çok kişiyle görüşmek tek başına güçlü bir sosyal bağ anlamına gelmeyebilir. Ulaşım, park ve kütüphane gibi ortak alanların erişilebilir olması da insanları bir araya getiren koşullar arasında sayılıyor. Bu yaklaşım, yalnızlığı yalnız kişisel bir eksiklik gibi görmeden, çevrenin sunduğu olanaklarla birlikte değerlendirmeyi sağlıyor. Çözümler de farklı ihtiyaçlara göre biçimlenmeli.



