Nobel ödüllü bilim insanı Prof. Dr. Aziz Sancar, Türkiye Gençlik Kulüpleri Konfederasyonu organizasyonuyla Bahçeşehir Üniversitesi’nde düzenlenen “Bir bilim ideali: Aziz Sancar” konulu panelde öğrencilerle bir araya geldi. Sancar, gençlere iki temel tavsiyede bulunarak, Türkiye'nin daima kalplerinde ve birinci sırada olması gerektiğini, ayrıca hiçbir başarının kolay gelmediğini ve çok çalışmanın şart olduğunu ifade etti.
Başarıda emek ve çalışma disiplini
Başarıda yetenek mi yoksa emeğin mi daha önemli olduğu sorusuna yanıt veren Sancar, “Emek daha önemli. Çalışmak hayat veriyor. Emek olmadıkça istediğin kadar zeki ol, çok çalışmazsan olmaz” dedi. İyi bir araştırmacıyı ortalama bir araştırmacıdan ayıran özelliklerin çok çalışmak ve inatçı olmak olduğunu belirten Sancar, bilimsel konulara bir rakip gibi bakarak “Seni çözeceğim” yaklaşımıyla yaklaşılması gerektiğini dile getirdi.
Yurt dışına gitmek isteyen gençlere de seslenen Sancar, ABD ve Avrupa'da bilimin Türkiye'den ileride olduğunu ifade ederek, gençlerin yurt dışında bilim disiplinini ve bilimsel düşünce tarzını öğrenmelerini, ancak sonrasında ülkelerine dönmelerini önerdi. Sancar, “Ülkemize borcumuz var” şeklinde konuştu.
Bilimsel çalışmalar ve geçmiş deneyimler
Mardin’in Savur ilçesine bağlı Sürgücü köyünden bilime nasıl yöneldiği sorusuna değinen Sancar, Sürgücü ve çevresindeki köylerin gördüğü ilk doktor olduğunu belirtti. Orada verdiği hizmetin kendisini çok mutlu ettiğini söyleyen Sancar, “Bir çocuğun hayatını kurtarıyorsunuz bence bu Nobel’den daha önemlidir” dedi. Bilime olan merakının yanı sıra oradaki doktorluk deneyiminin kendisi için ayrı bir mutluluk kaynağı olduğunu ekledi.
Nobel ödülünü aldıktan sonra da çalışmalarına devam ettiğini kaydeden Sancar, geçen hafta arkelerdeki DNA onarım mekanizmasına ilişkin yeni bulgularını paylaştığını belirtti. Ayrıca, 2015 yılında aldığı ödülün ardından devam eden bir diğer çalışmasında, ölümcül bir beyin tümörüyle ilgili fareler üzerinde ekibiyle yürüttüğü araştırmadaki başarıyı da anlattı.
Eğitimcilerden destek mesajları
Türkiye Gençlik Kulüpleri Konfederasyonu Başkanı Doç. Bilal Okudan, Sancar'ın hikâyesinin Türk gençlerinin kendine olan güvenini güçlendirdiğini vurguladı. Okudan, Anadolu'nun herhangi bir ilçesinden ve mütevazı bir evden çıkan bir gencin; emek, kararlılık ve doğru eğitimle bilimin en yüksek noktasına ulaşabileceğini, Sancar'ın yolunun “imkân yok” bahanelerini çürüttüğünü söyledi.
Üniversite rektörü Prof. Esra Hatipoğlu ise Sancar'a bilime ve gençlere kattıkları için şükranlarını sundu. Hatipoğlu, öğrencilere kendi sorularına kulak vermelerini önererek, hangi meseleyi anlamak istediklerini ve hangi sorunun peşinden yıllarca gitmeye hazır olduklarını sorgulamaları gerektiğini ifade etti. Hatipoğlu, bu sorulara verilen cevapların gelecekteki araştırmaların başlangıcı olabileceğini belirtti.



